BİST ve dış politika

Ekonomi medyasının ünlü ismi Ali Ağaoğlu, Fortune Türkiye’de yazdı: Önümüzdeki dönem için önemli bir risk BİST’te fiyatlanıyor mu? Korkarım hayır

02 Ağustos 2017 Çarşamba, 12:45
1217979

BİST ve dış politika

Temmuz ayının ilk üç haftasında Borsa İstanbul, her gün rekor kırdı. Bunlar “nominal” bazda rekordu, ancak dolar bazında rekorların çok uzağındaydı. BİST-100 endeksi Kasım 2007’de 4.85, Kasım 2010’da 5.05 ve nihayet Mayıs 2015’te 5.08 dolar ile üç kez 5 Dolar seviyesine yaklaştı. 11 Ocak 2017’de 1.98 dolar seviyesine kadar gerileyen endeks, bu yazının yazıldığı 21 Temmuz’da ancak 3.05 dolar seviyesine yükselebilmişti.

Ana akım medyada her gün rekor haberleri yer bulurken, dolar bazında yatırım yapan ve izleyen yabancı fon yöneticileri için rekor henüz çok uzakta. Trump‘ın başkan seçilmesi sonrasında esen rüzgar dinmiş, göreve geldiğinden bu yana vaatlerinden sadece İslam ülkelerine seyahat yasağı getirmekten öte bir şey yapamamış olan Trump’ın başı, Rusya ile ilişkileri ve buna bağlı olarak ‘görevden azil’ riski ile dertte. En büyük vaatlerinden biri olan Obamacare sağlık yasasını gevşetme çabalan kendi partisinden dahi destek bulamayınca piyasalar; Fed‘in bilanço daraltma ve faiz artırma kararlarını ertelemek zorunda kalacağı düşüncesiyle; yeniden risk almaya başladılar.

Bu psikoloji ile gelişen ülkelere önemli girişler oldu. Girişler hem bu ülkelerin borsalarını yükseltirken, kurlarım da değerlendirdi. Bunda Euro başta olmak üzere majör para birimlerinin dolara karşı değer kazanmasının (DXY endeksinin düşmesi) payı büyüktü. Ancak TL diğer gelişen ülke para birimleri kadar bundan nemalanamadı.

Bunun da en önemli sebeplerinden birisi son haftalarda AB’nin lider ülkesi konumundaki Almanya ile yaşanan gerginlik idi. Türk asıllı Alman vatandaşı gazeteci Deniz Yücel’in tutuklanmasının ardından insan haklan savunucusu Alman vatandaşı Peter Steudtner’ın beş kişiyle birlikte tutuklanması bardağı taşıran damlalardan biri oldu. Mülteci anlaşması ile ılımlı seyretmeye meyleden ilişki, referandum öncesindeki “Nazi” söylemi ile sertleşmeye başlamıştı. Cumhurbaşkanı ve bakanların G-20 ve 15 Temmuz yıldönümünde Almanya’da konuşma izni verilmemesi, mukabilinde Alman milletvekillerinin İncirlik ve Konya’daki Alman askerlerinin ziyaretine izin verilmemesi ve İncirlik’teki Alman askerlerinin Ürdün’e nakledilmesi gerilimi daha da artırdı. BGC Partners Menkul Kıymetler başekonomisti Özgür Altuğ‘un notuna göre; Türkiye ihracatının yüzde 10’unu (Yaklaşık 14 milyar dolar) Almanya’ya yaparken, 22 milyar dolar ile en büyük ithalatı yaptığımız 2. ülke. 4 milyon Alman turisti ağırlarken, geçtiğimiz 15 yılda 8.9 milyar dolarlık doğrudan yatırım Almanya’dan gelmiş. Yakın ekonomik ilişkilerimiz olan Almanya ile yaşanan gerilim, Alman Dışişleri Bakanı’nın Alman vatandaşlarının Türkiye’ye ziyaretlerine uyan getirmesine ilişkilerin bu şekilde yürümeyeceğine dair açıklamalar yaptı. Almanya’yı terör örgütlerine destek vermekle suçlayan hükümetin bunu aleni olarak yapması ilişkilerdeki gerilimi; kapalı kapıların ardından, medyanın önüne getirdi.

Almanya ile yaşanan bu gerilim; AB üyelik müzakerelerinin kopmasına kadar varabilir. Zira Almanya, partnerleriyle bunu görüşeceğini ima ediyor. Önümüzdeki dönem için önemli bir risk BİST’te fiyatlanıyor mu? Korkarım hayır. Katar’ı ciddiye almayan piyasalar, Almanya ile yaşanan sorunu Katar meselesine “benzeterek” umursamıyor olabilir.

Tıpkı 2012 yılında Suriye meselesini de pek fazla ka’ale almadığı gibi… Küresel piyasalardaki iyimserlik ve “balık hafızası” ile Suriye’deki riskleri göz ardı eden piyasa katılımcıları sonraki yıllarda bunun etkilerinin ne denli ağır olduğunu, Türkiye’nin birkaç yıl süren “negatif ayrışmaya” uğrattığını yine unutuyorlar.

Umarım Almanya da benzer bir “buz devri” yaratmaz…

(Ali Ağaoğlu/Fortune Türkiye Dergisi)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz