Perihan Mağden: Marilyn Monroe ile seyahat etmek isterdim

Fırsat buldukça seyahat ediyor, deneyimlerini de kitaplarında kullanıyor… Perihan Mağden’le yine sivri dilli bir tura çıktık. New York’tan başladık, Bangkok’a kaadar uzandık.

31 Mayıs 2015 Pazar, 17:25
perihan-magden-marilyn-monroe-ile-seyahat-etmek-isterdim

Seyahat rotanızı neye göre çizersiniz?
– O dönemde neye ihtiyacım varsa ona göre.

En son Amerika’ya seyahat ettiniz… Hangi şehrine gittiniz?
– New York’a kızımı görmeye gittim.

Nasıldı?

– Hiç hoş değildi. Kazık, kalabalık ve bezdirici bir reklam filmi seti gibiydi. 80’lerin sonunda New York’ta yaşamış biri olarak, her gittiğimde dokunun biraz daha bozulmuş, organikliğin biraz daha yok olmuş olması beni  üzüyor. Bence New York (ve genel olarak ABD) dünyanın en büyük reklam kampanyasıyla (tüm o filmler, diziler, dergiler, celebrity’ler) ayakta tutuluyor. Oysa ürkütücü bir ülke ve giderek daha yuvarlanıyor.

Oraya gideceklere neler önerirsiniz?
– Metropolitan’ı günlerce gezmenizi, Central Park’taki Alice heykelini tavaf etmenizi ve Edward Hopper tablolarından fırlamış halini muhafaza etmiş Hamilton’s Soda Fountain’da (51 Bank Sokağı) öğlen yemeği yemenizi tavsiye ederim.

Yurtdışında sevdiğiniz şehir hangisi?
– Bangkok.

Neden?

– Nasıl oluyor bilmiyorum ama havaalanına indiğim anda çözülüyorum. Rahatlıyorum. Yüzüme nereden ve neden geldiği belirsiz bir sırıtış musallat oluyor.

Şimdiye kadar seyahat ettiğiniz en sıra dışı şehir hangisiydi?
– Amritsar. Otobüsle sınırı geçip de Hindistan’ın bu büyülü, karmaşık, rengârenk  şehrine varınca neye uğradığımı şaşırmıştım. Altın Tapınak, dini törenler, tüm o uhrevilik, inanç filan inanılmazdı. Başka bir gezegene düşmüş gibiydim’ Hindistan gezegenine!

Şimdiye kadar gittiğiniz yerlerde yediğiniz en ilginç yemek neydi?
– Japonya’da Tokyo yakınlarında bir yerde, bir beyefendinin davetlisi olarak, kırlangıç yuvası çorbası içtim!

MARİLYN MONROE İLE SEYAHAT ETMEK İSTERDİM



Elinizde açık bir uçak bileti var. Şimdiye kadar görmediğiniz nereyi görmek isterdiniz?

– Peru. İsimlerimizin ilk 3 harfi aynı.

Kendinize bir hayat dersi çıkardığınız tatiliniz var mı?
– Eğer tek başınıza seyahate gidiyorsanız, muhakkak birkaç hayat dersi çıkarıyorsunuz. Genellikle çıkardığım hayat derslerini romanlarıma sürüyorum. Zeytin ezmesi olarak.

En beğendiğiniz manzarayı tasvir eder misiniz?
– Himalayalar’da yukarı doğru tırmanırken aşağı bakıp bakıp da gördüğünüz su katılmamış yemyeşil, aşırı güzel doğa. Set set pirinç tarlaları, gökyüzünün eşsiz rengi.

En çarpıcı tatil anınızı anlatır mısınız?
– Bir gece Hindistan’da, Goa’da bir ağacın altında otobüs beklemeye teşebbüs ettim! Âdetim olduğu üzere birilerinden kaçıyordum. Bir polis arabası gelip karakola götürdü. Güvenliğimi sağlamak için! Hakikaten. Sabaha kadar mışıl mışıl uyuyup sabah ilk otobüse yetiştim. Genç ve parasız cesareti!

Otel odasından çaldığınız bir eşyayı söyler misiniz?
– D-Maris’in bez ayakkabı ve kirli torbalarından 4-5 tane aldım! Hakikaten güzeller ve  seyahate çıkarken devamlı kullanıyorum.

Tatilde başınıza gelen en kötü olay neydi?
– Bangkok’ta kaldığımız otelde yer kalmayınca, eksik gün rezerve etmişim, tam karşıdaki sefih otelde bir gece kalmak zorunda kaldık. İki Avustralyalı sarhoş tam kapımızın önünde gırtlak gırtlağa, ana avrat sabaha kadar kavga etti!
Yanımda kızım olduğu için, gıkımı çıkarmadan, korku içinde katlandım! Korkuma, inanamama  hissi de karıştı’ Tek başıma olsaydım ikisine bağırıp çağırmamamın, olay çıkarmamamın imkânı yoktu! Korkak ve tedbirli olmanın ezikliğini de yaşamak zorunda kaldım’ Saatlerce.

Bir daha asla gitmeyeceğiniz  yer neresi?
– Fas! Korkunç buldum. Müslüman ülkelere kadın seyyah olarak gitmek ayrı bir eziyet çeşidi. Pakistan da öyle.

Dünya üzerindeki istediğiniz kişiyi seyahat arkadaşı olarak seçme şansınız olsa O kim olurdu?

– Marilyn Monroe. Onu dinlemeye, izlemeye doyamayacağım, ondan asla ama asla sıkılmayacağım için.

En sevdiği 5 şehir
– Tokyo, Rangun, Madurai, Bangkok, Amsterdam. (İstanbul’dan sonra  hepsi. Şehrimden çıkmadan sonsuza dek yaşayabilirim artık. Zira.)
Seyahatten almadan dönmeyeceği şey
– Metal heykeller, muhtelif oyuncak, ve başka tuhaf objeler.
Bavulunun olmazsa olmazları
– Diş fırçası, macunu koymak için Osmanlı bir bakır bardak, birkaç oyuncak, uzun seyahatler için kalemlik ve gönlümce müzik dinleyebilmek için portatif hoparlör.
Nerede kalır?
–  Otel. Arkadaşta kalırsam, aşırı bunalıyorum.
Ne okur? Ne dinler?
– İnternetten klasik caz radyolarını dinliyorum. True-crime kitapları bulup almışsam, yutarcasına okumaya başlıyorum.
Seyahate çıkmak için ilk tercihi
– Kendim.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz